Kumların Altındaki Korku: 200 Ton Şarbonla Gizlenmiş Hayalet Kasaba

0
kumlarin-altindaki-sir-200-ton-sarbonla-gomulen-hayalet-kasaba-sKQJOYjS

Kumların Altındaki Korku: 200 Ton Şarbonla Gizlenmiş Hayalet Kasaba
Hakan Kaplan
23 Nisan 2026

Orta Asya’nın terkedilmiş köşelerinden birinde, Özbekistan ile Kazakistan sınırında, bir zamanlar 1.500 kişinin yaşadığı Kantubek kasabası, dışarıdan sıradan bir yerleşim yeri gibi görünüyordu. Ancak bu sakin görünümün ardında, insanlık tarihinin en ölümcül biyolojik silahlarının geliştirildiği karanlık bir geçmiş yatıyordu. Sovyetler Birliği döneminde “Aralsk-7” kod adıyla bilinen bu merkez, dünya üzerindeki en tehlikeli hastalıkların laboratuvar ortamında test edildiği gizli bir tesis olarak biliniyordu.

**İZOLE CEHENNEM: DENİZİN ORTASINDAKİ ADA**
Vozrozhdeniya Adası, Aral Gölü’nün ortasında bulunması nedeniyle mükemmel bir gizlilik sağlıyordu. Uzaklığı sayesinde, olası bir felaket anında, insan yerleşimlerinden coğrafi olarak izole bir konum sunuyordu. 1954 yılında kurulan bu tesis, şarbon, veba, çiçek hastalığı ve tifüs gibi ölümcül hastalıklar üzerinde açık alanda deneyler gerçekleştiriyordu.

**FELAKETLER VE ŞANSIZLIKLAR**
Tesisin faaliyet gösterdiği yıllar boyunca, adanın çevresi giderek zehirli hale geldi. 1971’de bir araştırma gemisinde çalışan bir bilim insanı, adaya fazla yaklaşınca çiçek hastalığına yakalandı ve bu durum, kendi kasabasında bir salgına sebep oldu. 1972’de ise adanın yakınındaki iki balıkçı veba nedeniyle hayatını kaybetti. 1988 yılında, adanın çevresinde bulunan 50.000 sayga antilobunun sadece bir saat içinde gizemli bir şekilde öldüğü kaydedildi.

**DÜNYANIN EN BÜYÜK MEZARLIĞI**
Sovyetler Birliği’nin çöküşünden önce, 1979’da Sverdlovsk’taki bir başka tesiste meydana gelen şarbon sızıntısı sonucu 100’den fazla insan yaşamını yitirdi. Bu olayın ardından, biyolojik silah programı yavaş yavaş terk edilmeye başlandı. Sovyet ordusu, elde kalan yaklaşık 200 ton şarbon çamurunu Vozrozhdeniya Adası’na taşıyarak büyük çukurlara gömdü. Sovyetler dağıldığında, Kantubek sakinleri her şeyi geride bırakarak bölgeden kaçtı.

**YARIM ADAYA DÖNÜŞÜM**
Sovyet sulama projeleri nedeniyle Aral Gölü’nün su seviyesi düşerken, 2001 yılında endişe verici bir durum gerçekleşti: Sular çekildi ve adayı karaya bağlayan bir köprü oluştu. Artık biyolojik silahların gömüldüğü çukurlara yürüyerek ulaşmak mümkündü. 11 Eylül saldırılarının ardından, teröristlerin bu “ölümcül miras”ı ele geçirmesinden korkan ABD ve Özbekistan ekipleri, 2002’de adaya giderek tesisleri imha etti ve şarbon çukurlarını dezenfekte etti.

Bugün geriye kalanlar arasında paslanmış kafesler, boş laboratuvarlar ve zehirli kumların arasındaki hayalet yapılar var. Bir zamanların “Adalar Denizi”, artık insanlığın en karanlık sırlarından birini saklayan devasa bir çöl haline geldi.
**Yazar: Hakan Kaplan**

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir